Yayın Tarihi: Ekim 2026
Kısaca
- Ne: Siyah bazalt taşından örülmüş beş kilometrelik sur kuşağı, seksen iki anıtsal burcu, dört ana şehir kapısı ve Hevsel Bahçeleri ile bütünleşen devasa savunma kompleksi [1, 2].
- Nerede: Diyarbakır’ın tarihî Sur ilçesinde, Dicle Nehri vadisine hâkim 650 metre rakımlı bazalt platosu üzerinde [1, 2].
- Neden önemli: Roma’dan Bizans’a, Abbasi’den Mervani, Selçuklu, Artuklu ve Osmanlı’ya kadar kesintisiz katmanlaşan kitabeleri ve taş kabartmalarıyla dünyanın en uzun soluklu askerî mimari anıtlarından biridir; 2015 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne kaydedilmiştir [1, 2].
Yukarı Dicle havzasının merkezinde yükselen Diyarbakır Kalesi ve Surları, Mezopotamya ile Anadolu yaylalarını birbirine bağlayan kadim ticaret ve askerî intikal yollarının kilit noktasında kurulmuştur [1, 2]. Karacadağ’dan püsküren volkanik lavların oluşturduğu sert siyah bazalt taşından inşa edilen surlar, topografyanın doğal eğimine uyarak şehri bir kalkan gibi sarar [1].
Surların eteklerinde Dicle Nehri’nin bereketli alüvyonlarıyla hayat bulan Hevsel Bahçeleri, asırlar boyunca kentin iaşesini sağlamış ve insan eliyle kurulan askerî tahkimat ile tabiatın yarattığı tarımsal ekosistemi ayrılmaz bir kültürel peyzaj haline getirmiştir [1, 2].
Tarihsel Bağlam ve Savunma Kronolojisi
Diyarbakır ve çevresinde ilk yerleşim izleri milâttan önce Hurri-Mitanni, Asur, Urartu ve Med devirlerine kadar uzanmaktadır [2]. Şehrin antik adı olan Amida, Roma İmparatorluğu’nun doğu sınırında Sasani İmparatorluğu’na karşı en stratejik ileri karakolu haline gelmiştir [1, 2]. Günümüze ulaşan ana sur hattının çekirdeği, Miladi 349 yılında Roma İmparatoru II. Constantius döneminde inşa ettirilmiş ve genişletilmiştir [1, 2].
Hicri 18 (Miladi 639) yılında İyâz b. Ganm kumandasındaki İslam orduları tarafından fethedilen şehir, Emevi, Abbasi, Hamdani ve Mervani idarelerinin ardından Selçuklu ve bilhassa Artuklu hâkimiyeti altında altın çağını yaşamıştır [1, 2]. 1085’te Büyük Selçuklu Sultanı Melikşah, ardından Diyarbekir Artukluları surları yalnızca bir savunma hattı olarak görmemiş; burçları ve kapıları kitabeler, çift başlı kartal, boğa, arslan ve sfinks kabartmalarıyla açık hava müzesine dönüştürmüştür [1]. 1515 yılında Bıyıklı Mehmed Paşa komutasındaki Osmanlı fethinden sonra da kale tahkimatı önemini korumuş ve düzenli olarak tamir görmüştür [1, 2].
Dış Kale ve İç Kale Planı: Kapılar ve Hendekler
Diyarbakır Kalesi yapısal kurgusu itibarıyla iki ana bölümden teşekkül eder: Şehri çepeçevre kuşatan Dış Kale ve şehrin kuzeydoğu köşesinde ilk yerleşim çekirdeğini (Amida Höyüğü / Virantepe) barındıran İç Kale [1]. Dış surların toplam çevresi yaklaşık 5.200 metre olup duvar yükseklikleri 8 ila 12 metre, et kalınlıkları ise 3 ila 5 metre arasında değişmektedir [1]. Surların dış tarafında savunmayı takviye etmek amacıyla derinliği 6 metreyi, genişliği 15 metreyi bulan hendekler kazılmış; doğu cephesinde ise Dicle’ye inen sarp kayalıklar doğal hendek vazifesi görmüştür [1].
Dış Kale’nin dört ana coğrafi yöne açılan anıtsal kapıları bulunmaktadır [1]:
- Dağ Kapı (Harput Kapısı): Kuzeye, Elazığ-Harput yönüne açılan kapı olup iki silindirik burç arasında yer alır [1].
- Urfa Kapısı (Rum Kapısı): Batıya açılan kapı olup üzerinde Artuklu dönemi demir kanatları ve kabartmalı kitabeleri mevcuttur [1].
- Mardin Kapısı (Tell Kapısı): Güneye, Mardin ve Mezopotamya ovasına açılan en yoğun ticaret çıkışıdır [1].
- Yeni Kapı (Dicle / Su Kapısı): Doğuya, nehre ve Hevsel Bahçeleri’ne bakan tek kemerli kapıdır [1].
İç Kale ise Artuklu Sarayı kalıntıları, Saint George Kilisesi, Artuklu Kemeri, Aslanlı Çeşme ve Osmanlı cephaneliği gibi idarî ve askerî binaları muhafaza eden müstakil bir yönetim merkezidir [1].
Burçlar ve Taş Kabartma Sanatı: Ulu Beden ve Yedi Kardeşler
Diyarbakır surları üzerinde silindirik, çokgen, kare ve yarım daire planlı seksen iki adet anıtsal burç yer alır [1]. Bu burçlar içerisinde taş plastik sanatının ve kitabe hattının şaheserleri Artuklu devrine aittir [1]:
- Ulu Beden (Evli Beden) Burcu: Surların güneybatı kesiminde yer alır [1]. Artuklu Meliki el-Melikü’s-Sâlih Mahmûd tarafından 1208 (Hicri 605) yılında mimar Ca’fer b. Mahmûd el-Halebî’ye inşa ettirilmiştir [1]. Burcun yarım daire cephesini kuşatan kitabe kuşağının üzerinde çift başlı kartal kabartması, karşılıklı iki arslan ve boğa figürleri yer alır [1].
- Yedi Kardeşler Burcu: Yine el-Melikü’s-Sâlih Mahmûd ve mimar Ca’fer b. Mahmûd tarafından aynı tarihte inşa edilen bu anıtsal silindirik kule, üzerinde çift başlı kartal ve kanatlı aslan kabartmalarıyla bezenmiş kitabeleri barındırır [1].
- Nur Burcu: 1089 yılında Büyük Selçuklu Sultanı Melikşah ve veziri Nizâmülmülk devrinde yaptırılmış olup kûfî kitabeleri ve koşan at/geyik frizleriyle dikkat çeker [1].
- Keçi Burcu: İç Kale’nin güneyinde, Dicle vadisine bakan en eski ve masif burçlardan biridir [1].
Hevsel Bahçeleri ile Ekolojik Peyzaj Bütünlüğü
Surların güneydoğu eteği ile Dicle Nehri yatağı arasında uzanan yaklaşık yedi yüz hektarlık vadi tabanı, Hevsel Bahçeleri olarak adlandırılır [1, 2]. Binlerce yıllık teraslama ve su bentleri sistemiyle sulanan bu bahçeler, kale garnizonunun ve kent ahalisinin sebze, meyve ve odun ihtiyacını kesintisiz olarak karşılamıştır [1].
Bunun yanı sıra Hevsel, yüz seksenin üzerinde göçmen kuş türüne, su samurlarına ve zengin nehir ekosistemine ev sahipliği yapar [1]. Surların siyah bazalt kütlesi ile Hevsel’in zümrüt yeşili örtüsü arasındaki tezat, dünyada eşine az rastlanan bir savunma-doğa bütünleşmesidir [1, 2].
UNESCO Dünya Mirası ve Koruma Tarihçesi
Diyarbakır Surları, 20. yüzyılın başlarında modernleşme adına bazı kesimleri (Dağ Kapı civarı) yıktırılmış olsa da büyük kısmı günümüze sağlam intikal etmiştir [1]. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen kapsamlı restorasyonlarla surlar, burçlar ve İç Kale ihya edilmiştir [1].
2015 yılında Almanya’nın Bonn kentinde toplanan Dünya Miras Komitesi kararıyla, “Diyarbakır Kalesi ve Hevsel Bahçeleri Kültürel Peyzajı” adıyla UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne resmen tescil edilmiştir [1].
Sıkça Sorulan Sorular
- Diyarbakır Kalesi ve Surları ne zaman inşa edilmiştir?
İlk sur hattı Miladi 349 yılında Roma İmparatoru II. Constantius döneminde genişletilmiş; günümüzdeki şeklini Selçuklu, Artuklu ve Osmanlı dönemlerindeki eklemelerle almıştır [1, 2]. - Surların inşasında hangi taş kullanılmıştır?
Karacadağ volkanik arazisinden çıkarılan sert, gözenekli siyah bazalt kesme taşları kullanılmıştır [1]. - Kalede kaç burç ve kaç kapı bulunmaktadır?
Sur çevresinde seksen iki adet anıtsal burç ile şehre giriş sağlayan dört ana kapı (Dağ Kapı, Urfa Kapısı, Mardin Kapısı, Yeni Kapı) yer alır [1]. - Ulu Beden ve Yedi Kardeşler burçlarını kim yaptırmıştır?
1208 yılında Artuklu Meliki el-Melikü’s-Sâlih Mahmûd tarafından Halepli mimar Ca’fer b. Mahmûd’a inşa ettirilmiştir [1]. - Diyarbakır Surları UNESCO listesine ne zaman girmiştir?
2015 yılında Hevsel Bahçeleri ile birlikte kültürel peyzaj alanı olarak UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne dâhil edilmiştir [1].
Konum
Harita: © OpenStreetMap katkıcıları. Haritada büyüt · Google Haritalar · Apple Haritalar
İşaret yaklaşık konumu gösterir; kesin konum için yerel kaynaklara bakın.
Kaynaklar
- [1] DİYARBAKIR (Mimari) - TDV İslâm Ansiklopedisi (Prof. Dr. Abdüsselâm Uluçam, Cilt 9, s. 464-469), https://islamansiklopedisi.org.tr/diyarbakir#2-mimari
- [2] DİYARBAKIR (Tarih) - TDV İslâm Ansiklopedisi (Prof. Dr. Şevki Nezihi Aykut, Cilt 9, s. 458-464), https://islamansiklopedisi.org.tr/diyarbakir#1-tarih
Bu yazı yayımlanmış kaynaklardan derlenmiştir. Gitmeden önce çalışma saatlerini, erişim koşullarını ve güncel durumu resmî kaynaklardan teyit edin.