Devrialem.net

Cacabey Medresesi

Selçuklu kapalı avlulu medrese planı, aydınlık fenerli kubbesi, şadırvan su kuyusu, firuze çinili minaresi ve 1272 tarihli Moğolca-Arapça vakfiyesiyle Kırşehir ilim anıtı.

Kırşehir Cacabey Medresesi kesme taş taçkapısı ve firuze çinili minaresi
Fotoğraf: Kharkil, CC BY-SA 4.0

Yayın Tarihi: Ekim 2026

Kısaca

  • Ne: Selçuklu devrinde kapalı avlulu plan şemasında inşa edilmiş, merkezî kubbeli avlusu, su kuyusu, ayrık minaresi ve bânisinin türbesini ihtiva eden medrese yapısı [1, 2].
  • Nerede: Kırşehir kent merkezinde [1, 2].
  • Neden önemli: Kitâbesine göre 671 (1272-73) yılında Cacaoğlu Nûreddin tarafından yaptırılan eser; 670 (1272) tarihli Arapça ve Uygur harfli Moğolca vakfiyesi, mescid eyvanındaki boğumlu sütunçeleri ve kubbeli kapalı avlusuyla Anadolu Selçuklu devrinin önemli eğitim yapılarındandır [1, 2].

Kırşehir kent merkezinde yer alan Caca Bey Medresesi, Anadolu Selçuklu devri mimarisinin kapalı avlulu medreseler grubuna giren önemli anıtlarındandır [1, 2]. İki renkli kesme taş işçiliğine sahip taçkapısı, cepheye bitişik kubbeli kare türbesi ve kıble duvarı dışındaki ayrık minaresiyle dikkat çeken anıtsal bir yapıdır [1].

Yapının merkezindeki kapalı orta avlu, tepesinde bir fener açıklığı bulunan bir kubbeyle örtülmüştür; bu fener eski onarımlarda kaldırılmış ve günümüzde camekânla kapatılmıştır [1]. Bu açıklığın altında zemin düzeyinde yer alan kuyu, kapalı avlulu medreselerde şadırvan işlevini üstlenen bir su kuyusu olarak değerlendirilmektedir [1].

Tarihsel Bağlam ve Bâni Cacaoğlu Nûreddin

Medrese, Selçuklu Sultanı III. Gıyâseddin Keyhüsrev devrinde Kırşehir emîri olan Cacaoğlu Nûreddin (Nûreddin Cibrâil b. Câca) tarafından yaptırılmıştır [1, 2]. Taçkapı üzerinde yer alan inşa kitâbesine göre bina 671 (1272-73) yılında inşa edilmiştir [1]. Cacaoğlu Nûreddin, Moğol hâkimiyeti devrinde Kırşehir emîri olarak görev yapmış ve bölgede hayrat tesis etmiştir [1, 2].

Cacaoğlu Nûreddin Kırşehir’deki medresesinin yanı sıra Kayseri-Kırşehir yolu üstündeki dârüssulehâ ile Kırşehir’deki zâviye ve mektep gibi hayratı vakfetmiştir [1, 2]. Bâninin kesin ölüm tarihi bilinmemekle birlikte 676 (1277) yılından sonra vefat ettiği kabul edilmektedir [2]. Bâni, medresenin sol tarafında yer alan kubbeli kare mekân biçimindeki türbeye defnedilmiştir [1].

Mimari Plan ve Kubbeli Kapalı Avlu

Caca Bey Medresesi, İlhanlılar döneminde inşa edilmiş kapalı avlulu ve dört eyvanlı bir medresedir [1]. Cepheleri kesme taş kaplı, enlemesine hafifçe dikdörtgen planlı yapının merkezinde kapalı bir orta avlu yer alır [1]. Bu avlunun üzerini bir kubbe örtmektedir [1].

Kubbenin tepe noktasında vaktiyle bir fener açıklığı bulunmakta iken sonraki tamirlerde bu fener kaldırılmış ve günümüzde üzeri camekânla kapatılmıştır [1]. Eski fotoğraflarda bu açıklığın üzerinde ahşap bir çatı feneri yer aldığı görülmektedir [1]. Giriş eyvanından ulaşılan orta avlunun çevresinde talebe hücreleri ile üstleri beşik tonozlarla örtülü eyvanlar sıralanır [1]. Medresenin ana eyvanı mihraplı olup vakfiyede belirtildiği üzere cuma namazı kılınan bir mescid olarak da kullanılmıştır [1].

Avlu Kuyusu ve Arkeolojik İncelemeler

Halk arasında medresede rasat yapıldığı söylenmiş; avlunun zeminindeki çukurun da bir rasat kuyusu olduğu iddia edilmiştir [1]. Bu maksatla Ankara Üniversitesi’nden W. Ruben ile Aydın Sayılı tarafından 1947 yılı Temmuz ayında kubbeli büyük mekânın zemininde bir kazı yapılmıştır [1].

Yapılan bu kazıda zemin altında 6 metre kadar derine inen, iç yüzeyleri kısmen kaplanmamış ve 1,80 metre çapında bir kuyu bulunmuştur [1]. Alt kısmında çapı 2,60 metre ölçüsünü bulan bu çukurun bir rasat kuyusu olabileceği W. Ruben ve Aydın Sayılı tarafından ileri sürülmüştür [1].

Buna karşılık Semavi Eyice, bir rasat kuyusu için lüzumlu olan ve iç duvara bağlı bulunması gereken iniş basamaklarının mevcut olmadığını, ayrıca 1,60 metre ölçüsündeki kuyu çapının rasat için çok dar olduğunu belirtmiştir [1]. Ne 670 tarihli vakfiyede ne de kitabelerde rasat yapıldığına dair bir kayıt bulunmaktadır [1]. Dolayısıyla kubbeli kısmın ortasında bulunan bu çukurun, herhalde kapalı avludaki şadırvanın yerini tutan bir su kuyusundan başka bir şey olmadığı ifade edilmiştir [1].

Taş Tezyinatı ve Çinili Minare

Medresenin esas cephesindeki taçkapı, iki renkli kesme taş işçiliği ve mukarnaslı kavsarasıyla inşa edilmiştir [1].

Mescid eyvanının iki köşesindeki sütunçelerin gövdeleri, üst üste bindirilmiş askı lambaları biçiminde boğumlardan meydana gelmiştir [1]. Ankara Üniversitesi’nden W. Ruben bu sütunçelerle Hindistan sanatındaki sütun gövdeleri arasında yakınlık görmek istemiş, E. Diez ise Kafkasya Gürcü mimarisinin sütunlarıyla benzerlik kurmuştur [1]. Ancak W. Ruben’in aynı tipte ahşaptan yontulmuş direklere Bolu’nun Düzce ilçesinde rastladığına işaret etmesi dolayısıyla, bu biçimin Anadolu ahşap mimarisinde var olduğu ve oradan taşa geçirildiği değerlendirilmiştir [1].

Medresenin kıble duvarı dışında yükselen bağımsız minare, kare kaideli ve yuvarlak gövdelidir [1]. Tuğla örgülü gövdesi kahverengi ve fîrûze renginde çinilerle bezenmiştir [1]. Minare gövdesinde zikzak motif dizileri yer alır [1]. Halk söylentisinde bu minarenin bir rasat kulesi olduğu iddia edilmişse de vakfiye ve kitabelerde buna dair bir kayıt bulunmamaktadır [1].

Vakıf Sistemi ve 1272 Tarihli Çift Dilli Vakfiye

Caca Bey Medresesi’nin 10 Şevval 670 (10 Mayıs 1272) tarihinde tanzim edilmiş Arapça ve Moğolca vakfiyesi günümüze ulaşmıştır [1, 2]. Ahmet Temir bu vakfiyenin tam metnini ve tercümesini neşretmiştir [1, 2]. Vakfiyenin aslı Arapça olmakla beraber Uygur harfleriyle yazılmış Moğolca özetleri de mevcuttur [1, 2].

Vakfiyeden öğrenildiğine göre Cacaoğlu Nûreddin medresesi için İç Anadolu’nun pek çok yerinde mezraalar, tarlalar, değirmenler, bağlar, bahçeler, hamamlar, dükkânlar ve hanlar vakfetmiştir [1].

Vakfiyede, gelirlerin Kırşehir’de içinde cuma namazı kılınan medresenin, hankahın, menzilhânenin ve mektebin masraflarına harcanması şart koşulmuştur [1]. Böylece yapının bir zâviye değil, eyvanının cuma camii olarak da kullanıldığı bir medrese olduğu anlaşılmaktadır [1].

Korunma Durumu

Caca Bey Medresesi günümüzde sağlam durumda varlığını sürdürmektedir [1]. Yapı uzun süre cami olarak hizmet vermiş ve onarımlar geçirmiştir [1].

Orta avluyu örten kubbesi, zeminindeki su kuyusu, iki renkli taş taçkapısı ve fîrûze çinili minaresiyle İlhanlılar döneminin mimari anıtları arasında korunmaktadır [1].

Sıkça Sorulan Sorular

  • Caca Bey Medresesi ne zaman ve kim tarafından yaptırılmıştır?
    Taçkapı kitâbesine göre 671 (1272-73) yılında Kırşehir emîri Cacaoğlu Nûreddin tarafından yaptırılmıştır [1].
  • Kubbe altındaki kuyu bir rasat kuyusu mudur?
    1947 yılında W. Ruben ve Aydın Sayılı buranın rasat kuyusu olabileceğini ileri sürmüş; ancak Semavi Eyice basamak bulunmaması ve çap darlığı sebebiyle şadırvanın yerini tutan bir su kuyusu olabileceğini değerlendirmiştir [1].
  • Caca Bey Medresesi vakfiyesinin özelliği nedir?
    10 Şevval 670 (1272) tarihli vakfiye Arapça olup Uygur harfleriyle yazılmış Moğolca özetler ihtiva eder ve Ahmet Temir tarafından yayımlanmıştır [1, 2].
  • Ayrık minarenin süsleme özellikleri nelerdir?
    Kıble duvarı dışında yer alan tuğla minare, kahverengi ve fîrûze renginde çinilerle bezenmiş olup zikzak motif dizileri taşır [1].
  • Bâni Cacaoğlu Nûreddin nereye defnedilmiştir?
    Medresenin sol tarafında yer alan kubbeli kare mekân biçimindeki türbeye defnedilmiştir [1].

Konum

Harita: © OpenStreetMap katkıcıları. Haritada büyüt · Google Haritalar · Apple Haritalar

İşaret yaklaşık konumu gösterir; kesin konum için yerel kaynaklara bakın.

Kaynaklar

Bu yazı yayımlanmış kaynaklardan derlenmiştir. Gitmeden önce çalışma saatlerini, erişim koşullarını ve güncel durumu resmî kaynaklardan teyit edin.

Yakındaki yerler

Mesafeler kuş uçuşu, yaklaşıktır; yol süresi değildir.